Sosyal Anksiyete Bozukluğu

Sosyal Anksiyete Bozukluğu
Sosyal Anksiyete Bozukluğu: Çocuklarda Tanı ve Tedavi
Sosyal Anksiyete Bozukluğu, sosyal ortamlarda yoğun ve kalıcı korku veya kaygı yaşanması ile karakterize edilen bir anksiyete bozukluğudur. Bu bozuklukta çocuk, başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten, eleştirilmekten, utanmaktan veya alay edilmekten aşırı derecede korkar. Sosyal anksiyete, çocukluk ve ergenlik döneminde oldukça yaygındır ve çocukların yaklaşık yüzde beş ile on arasında sosyal anksiyete bozukluğu yaşadığı tahmin edilmektedir. Belirtiler genellikle sekiz ile on beş yaş arasında başlar. Sosyal anksiyete, çocuğun sosyal gelişimini, akademik performansını ve genel yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir, ancak uygun tedavi ile başarılı bir şekilde yönetilebilir.
Sosyal Anksiyete Nedir?
Sosyal anksiyete, utangaçlıktan farklıdır. Utangaçlık, yeni sosyal durumlarda geçici bir rahatsızlık hissidir ve genellikle zamanla azalır. Sosyal anksiyete bozukluğunda ise korku ve kaygı çok daha yoğun, kalıcı ve işlevselliği bozan düzeydedir. Sosyal anksiyeteli çocuklar, sosyal durumlardan önce günlerce veya haftalarca kaygı yaşayabilir, sosyal durumlar sırasında yoğun fiziksel belirtiler yaşayabilir ve sosyal durumlardan sonra uzun süre olumsuz düşüncelerle meşgul olabilirler.
Sosyal Anksiyetenin Belirtileri
Korkulan Durumlar: Sosyal anksiyeteli çocuklar çeşitli sosyal durumlardan korku duyabilir. Sınıfta söz alma, tahtaya kalkma, soru sorma veya cevaplama en sık korkulan durumlar arasındadır. Topluluk önünde konuşma, sunum yapma, performans sergileme yoğun kaygı yaratır. Yeni insanlarla tanışma, sohbet başlatma veya sürdürme zorlu olabilir. Otorite figürleriyle konuşma, öğretmenlerle veya yetişkinlerle etkileşim kaygı vericidir. Başkalarının önünde yemek yeme, yazı yazma veya telefonda konuşma da korkulan durumlar arasında olabilir. Partiler, sosyal etkinlikler ve grup aktiviteleri kaçınılan durumlar olabilir.
Fiziksel Belirtiler: Sosyal durumlarda veya sosyal durumları düşünürken çeşitli fiziksel belirtiler yaşanabilir. Yüz kızarması sosyal anksiyetenin en karakteristik fiziksel belirtisidir ve çocuk kızaracağından korkabilir. Terleme, özellikle avuç içi ve koltuk altı terlemesi sık görülür. Titreme, ses titremesi, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, mide bulantısı, karın ağrısı, baş dönmesi ve kas gerginliği diğer yaygın fiziksel belirtilerdir.
Bilişsel Belirtiler: Sosyal anksiyeteli çocuklar, sosyal durumlarla ilgili olumsuz düşünceler ve inançlar taşır. Başkalarının kendilerini olumsuz değerlendireceği, aptal veya sıkıcı bulacağı, hata yapacağı ve utanacağı düşünceleri yaygındır. Mükemmeliyetçilik ve yüksek standartlar, en küçük hatanın bile felaket olarak algılanmasına yol açar. Sosyal durumlardan sonra uzun süre olumsuz düşüncelerle meşgul olma, söylediklerini ve yaptıklarını tekrar tekrar analiz etme görülür.
Davranışsal Belirtiler: Kaçınma, sosyal anksiyetenin en belirgin davranışsal özelliğidir. Çocuk, korkulan sosyal durumlardan kaçınır veya yoğun kaygıyla katlanır. Okula gitmek istememe, sosyal etkinliklerden kaçınma, arkadaşlık kurmaktan kaçınma görülebilir. Güvenlik davranışları, yani kaygıyı azaltmak için yapılan davranışlar da yaygındır; göz temasından kaçınma, sessiz kalma, dikkat çekmemeye çalışma, ebeveynin arkasına saklanma gibi davranışlar örnek verilebilir.
Sosyal Anksiyetenin Nedenleri
Sosyal anksiyetenin gelişiminde genetik, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin karmaşık etkileşimi rol oynar. Genetik yatkınlık önemlidir; ailede sosyal anksiyete veya diğer anksiyete bozuklukları öyküsü riski artırır. Davranışsal inhibisyon olarak adlandırılan, yeni durumlara karşı çekingen ve temkinli yaklaşma eğilimi olan çocuklarda sosyal anksiyete gelişme riski daha yüksektir. Olumsuz sosyal deneyimler, zorbalık, alay edilme, sosyal reddedilme sosyal anksiyeteyi tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir. Aşırı koruyucu veya eleştirel ebeveynlik tarzları da risk faktörleri arasındadır.
Tanı Süreci
Sosyal anksiyete tanısı, kapsamlı bir klinik değerlendirme gerektirir. Çocuk ve ebeveynlerle detaylı görüşmeler yapılır, korkulan durumlar, kaçınma davranışları ve belirtilerin şiddeti değerlendirilir. Standardize ölçekler kullanılabilir. Diğer anksiyete bozuklukları, depresyon ve diğer psikiyatrik durumların değerlendirilmesi önemlidir.
Tedavi Yaklaşımları
Bilişsel Davranışçı Terapi: Sosyal anksiyete tedavisinde en etkili yöntem bilişsel davranışçı terapidir. Bu tedavide çocuk, olumsuz düşüncelerini tanımayı, sorgulamayı ve daha gerçekçi düşüncelerle değiştirmeyi öğrenir. Sosyal beceri eğitimi, göz teması kurma, sohbet başlatma ve sürdürme, kendini ifade etme gibi becerileri geliştirmeye yardımcı olur. Kademeli maruz bırakma, korkulan sosyal durumlarla adım adım karşılaşmayı içerir. Gevşeme teknikleri ve kaygı yönetimi stratejileri öğretilir.
Sosyal Beceri Eğitimi: Sosyal becerilerin geliştirilmesi, sosyal anksiyeteli çocuklar için önemlidir. Grup terapileri, sosyal becerileri güvenli bir ortamda pratik yapma fırsatı sunar.
İlaç Tedavisi: Şiddetli sosyal anksiyete vakalarında veya psikoterapiye yeterli yanıt alınamadığında ilaç tedavisi düşünülebilir. Seçici serotonin geri alım inhibitörleri en sık kullanılan ilaç grubudur.
Aile Müdahalesi: Ailenin sosyal anksiyeteyi anlaması ve çocuğu desteklemesi önemlidir. Kaçınma davranışlarını desteklememe, küçük adımlarla sosyal durumlarla yüzleşmeyi teşvik etme ve başarıları kutlama önerilir.
Çocuğunuzda sosyal anksiyete belirtileri fark ediyorsanız ve bu belirtiler sosyal ve akademik yaşamını etkiliyorsa, profesyonel değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sorularınız mı var?

Bizimle iletişime geçin veya hemen randevu alın.

WhatsApp ile yazın